"Bozkurt"un hikâyesi
- Ahmet Tuna Kaya
- 7 Tem 2024
- 3 dakikada okunur
Mâlumunuz ki bu sene Euro 2024 , yediden yetmişe herkesi heyecanlandırdı. Şahsım adına konuşmak gerekirse, futboldan zerre anlamayan ve futbolla hiç alâkası olmayan benim dahi dikkatimi celbetmekte muvaffak oldu. Ve bana "Dur bakalım burada iyi bir şeyler oluyor galiba!" dedirtti
Milli takımımız, turnuvanın gizli yıldızı denen Avusturya'yı mağlup ederek çeyrek finale yükseldi. Ama maalesef ki; benim bu yazıyı yazdığım saatlerde milli takımımız, çeyrek finalde Almanya Olimpiyat Stadyumunda Hollanda Milli Takımı karşısında mağlup oldu ve şampiyonaya veda ettik.
Geçtiğimiz hafta da ülke gündeminde yine bu Avrupa Şampiyonası ile ilgili bir hâdise vardı. Hafta başında yapılan Türkiye-Avusturya karşılaşmasında iki gol atarak bize maçı kazandıran ve maçın yıldızı olmayı başaran milli futbolcumuz Merih Demiral sevincinin dışa yansıması olarak eliyle "Bozkurt" sembolü olarak bilinen hareketi yaptı.
Ve aldık başımıza belayı!
Evvela Alman İçişleri Bakanı Nancy Faeser: "Türk aşırı sağcıların işaretlerinin bizim stadyumlarımızda yeri yok!" diye bir lâf etti.
Sonra bizimkiler durur mu? Berlin'in Ankara büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı'na çağrılarak "bozkurt"un Almanya sınırları içinde bir suç olmadığını hatırlattı. Ama nafile...
Tabii ki, büyük oranda kontrolü İngiliz, Fransız ve Almanların elinde olan UEFA bozkurt hakkında hemen bir soruşturma başlattı.
Daha sonra; olaylar, olaylar ve olaylar...
Nihayetinde UEFA Merih Demiral'a 2 maç sahaya çıkmama cezası verdi.
Ben ise şimdi bunun kasten yapıldığı gibi iddiaları bir kenara bırakarak sizlere "Bozkurt"un hikâyesini anlatacağım.
Kurt ve Ebulfez Elçibey
Geçtiğimiz hafta çıkan tartışmaların üzerine İlber Ortaylı'nın da dediği gibi; biz Türkler çöl toplumu değiliz, Asya'nın steplerinden koptuk geldik Anadolu'ya.
Kurt bizde mühimdir. Sadece bizde de değil!
Kurt; Türk, Moğol, Altay ve hatta İtalyanlar için mühim bir hayvandır.
İki Türk destanı olan "Bozkurt" ve "Türeyiş" destanlarında Kurt figürünün, destanların birinde erkek kurt, diğerinde ise dişi kurt olarak insanla beraberliğinden "Türk" soyunun doğduğuna şahit oluruz.
Türk mitolojisine baktığımızda kimi mitlerde "Türk" soyu bozkurt ve alageyiğe dayandırılır. Kurt gökyüzünü, geyik ise yeryüzünü temsil eder. Kırgızlardan Uygurlara, Göktürklerden Hunlara hepsinin sözlü kültürlerinde, destanlarda "Kurt"un izleri vardır. Hatta Ergenekon'dan çıkarken Türklere rehberlik eden de bir dişi kurt figürüdür. Orta Asya'da yapılan kazılarda, mezarlarda da kurt figürlerine rastlanmıştır.
Ehemmiyetini yeterince ifade ettikten sonra Cumhuriyet dönemine geliyoruz. Bozkurt taze Cumhuriyet'in de simgesi olmuştu. 1927'de tedâvüle giren Türk Cumhuriyetinin ilk kâğıt parasında da bozkurt vardı.
Peki bozkurt, nasıl oldu da Türkiye'de bir siyasi düşüncenin simgesi hâline geldi?
1991'de "Bozkurt" hareketini Türkiye topraklarına getiren kişi Alparslan Türkeş'in. O da bunu Ebulfez Elçibey'den görmüştü.
Ebulfez Elçibey, Azerbaycan'ın hürriyet kahramanlarından olup Azerbaycan Halk Cephesinin kurucusudur. Sovyet zulmu altında ezilen Azerbaycan'ın bağımsızlığı için mücadele vermiş, yıllarca KGB zindanlarında sürünmüştür.
Daha sonra zindandan kurtulmuş, mücadelesine devam etmiş ve 1991'de Sovyetler Birliği dağıldığında ise Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilân etmiştir.
Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilân ettiği sırada eliyle bu bildiğimiz "bozkurt" hareketini yapmıştır. O sırada orada Elçibey'in yanında bulunan ve gördüğü manzara karşısında büyülenen Türkeş ise, bu hareketi Türkiye'ye getirmiştir. Bugün ise onun peşinden giden siyasi dülüncenin hareketi olmuştur.
Gerek var mıydı?
Peki bütün bu olanlardan sonra bana yorumumu soracak olursanız derim ki: Gerek var mıydı be Merih?
Çünkü, her ne kadar "tamam bu Türklüğün sembolüdür" falan desek de, o sembolün Türkiye'de ve Dünya'da ne olarak bilindiği hepimizin mâlumu!
Yani ben size şöyle diyeyim.
Birisi günümüzde hususiyetle Avrupa'da olmak üzere "Heil Hitler!" olarak tanınan selamı yapsa siz ne anlarsınız?
"Heil Hitler!" değil mi?
Siz insanlara, "Kardeşim bu hareketin Hitler ile falan alâkası yok. Bu zamanında Roma ordusunun selamıydı, sonra meşhur İtalyan faşist Mussolini'ye geçti. Oradan da Hitler kullanmaya başladı. Aslında o kişi bu hareketi Roma ordusunun selamı olarak yaptı!" derseniz karşınızdaki muhtemelen umursamaz. Özellikle Avrupa'da yaparsanız...
Yahut başka bir misal verelim.
Bugün, Türkiye'de siyasal ve illegal Kürt hareketlerinin sembolü olarak bilinen, elin iki parmağı kullanılarak yapılan "V" işaretini ben size yapsam...
Yine aynı şekilde yukarıda da dediğim gibi, muhtemelen bunun dünyada "zafer işareti" olarak bilindiğini İngilizce'de zafer anlamına gelen "Victory"nin baş harfi olduğunu hatta bu hareketi ilk kullananın -efsane İngiliz Başbakanı- Winston Churchill olduğunu anlatamam. Hele böyle herkesin milli duygularının kabardığı bir atmosferde, hayatta anlatamam.
Oysaki, bu hafta içi İran'da Cumhurbaşkanı seçilen ve "Türk olmakla gurur duyan" Mesud Pezeşkiyan da seçimden sonra bu hareketi yapmıştı.
Ama halka anlatamazsınız.
Son bir örnek daha verelim.
Bugünün Türkiye'sinde genç olsun ihtiyar olsun İktidar partisini destekleyen birine, bir sembol olarak kullandıkları "Rabia" işaretinin aslında ithal olduğunu Mısır'da darbe hükümeti karşıtları ile özdeşleşen bir hareket olduğunu muhtemelen anlatamazsınız. Yani anlamaz!
Kısaca demem o ki kıymetli okurlar: Gerek var mıydı bu harekete?
Değdi mi be Merih?

Ebulfez Elçibey ve Alparslan Türkeş yan yana

Ebulfez Elçibey

İngilizlerin efsane başbakanı Winston Churchill, Birleşik Krallık'ın Birinci Dünya Harbinden gâlip ayrılmasının bir nişânesi olarak yaptığı "Victory" işareti

Üzerinde "bozkurt" bulunan Cumhuriyet'in ilk kâğıt parası (1927'de tedâvüle girdi)
コメント